EYLÜL
Yazın o hafif dağınık, dondurma lekesi bulaşmış tişörtlü günlerine el sallayıp, birdenbire hayatımıza giren o cool ay…Eylül🍁
Hani şu plaj havlularının katlanıp dolaba kaldırıldığı, kahve bardaklarının kartondan seramik kupalara terfi ettiği, ofislerde "Nerede kalmıştık?" seslerinin yankılandığı sihirli dönem.
Eylül, gardıropların en büyük ikilemidir. Sabah evden çıkarken üzerine kazak giysen öğle saatinde fırında patatese dönersin; tişörtle çıksan akşam rüzgarı "Hayırdır?" der. Ama bu, kat kat giyinmenin ve yıllardır giymediğin o trençkotu yeniden sahneye çıkarmanın en haklı sebebidir. Güneş hala cömerttir ama artık yakmaz sadece okşar. Deniz suyu tam "hadi gir" kıvamındadır ama sahil artık size kalmıştır.
Kaç yaşında olursak olalım, eylül ayının getirdiği o kokuyu hepimiz biliriz değil mi?Yeni defter kokusu. Bizim için artık okullar açılmasa bile, eylül ayında masaya yeni bir ajanda ve keskin uçlu kurşun kalem koyma dürtüsü durdurulamaz bir reflekstir. "Bu yıl kesinlikle erken yatıp erken kalkacağım, her gün 2 litre su içeceğim ve bütçemi aşmayacağım" yeminleri hep bu aya sığdırılır. Hayatta kalma oranımız düşük olsa da, niyetimiz her zaman şahanedir.
Yazın o durmaksızın koşturan, festivalden festivale koşan "sosyal kelebek" hallerimiz eylülle birlikte yerini huzurlu bir kış uykusu moduna aktarır. Akşamüstü balkonda sallanan sandalyede kahve yudumlarken, yaprakların hafiften sararmasını izlemek… Eylül, içe dönmenin, evdeki pofuduk battaniyeye kavuşmanın ve "Ben asıl sonbahar insanıyım ya" şeklindeki o geleneksel açıklamayı yapmanın tam zamanıdır.
O zaman!
Hoş geldin eylül; bize yazın tatlı hatıralarını unutturmadan, kışın o sıcak yuva hissini yaşat.
Tadını çıkarın, çünkü bu ayda hızla akıp gidecek!
Harika yazmışsın 🌷
YanıtlaSilTeşekkür ederim🙏
Sil