MÜEBBETE RAZI RUHLAR

​Bazı ruhların en büyük yanılgısı, çilekeşliği bir madalya gibi taşımalarıdır.

"Ben çektim ama kimseye belli etmedim" cümlesi onların kalkanıdır. Hayat onlara limon verdiğinde limonata yapmazlar; o limonu gözlerine sıkıp "Görüyor musunuz, ne kadar dramatiğim?" diye algı yaparlar. Müebbet hapis cezasına çarptırılmış gibilerdir ama hapishanenin müdürüne aşık olmuş, gardiyanla dedikodu yapar bir halleride vardır.

Bir gün dışarıdan biri gelip "Hadi seni bu rutinden kurtaralım, bambaşka bir hayata yelken açıyoruz" dediğinde, bu ruhların gözlerinde anlık bir dehşet ışığı parlar. Özgürlük onlar için korkutucu derecede sorumluluk ister. 

Özgür insan ne yapar? Kendi kararlarını alır, hata yapar, bedel öder. Oysa müebbete razı ruhlar için en güvenli liman, adını bildikleri o ezber çiledir. Hemen bahaneler zırhını kuşanırlar. “Şimdi zamanı değil" zaten "Hava da çok rüzgarlı”

Sonuçta kimse kilitli kalmak zorunda olduğu için içeride değildir; kapının kulbu vardır ama o kulbu tutup tutmamak tamamen onların tercihidir. O yüzden yeriniz rahatsa, çarşaflarınız biraz eskimiş ama tanıdıksa, battaniyeyi başınıza çekip dünyayı reddetmeye devam edebilirsiniz. Karar sizin ! 

 Ne de olsa dışarısı çok soğuk, kalabalık ve en kötüsü de sürpriz dolu öyle değil mi?


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

EYLÜL

GÖRÜNÜR OLANIN ÖTESİ